Siteyi Öner Sık Kullanılanlara Ekle Yazdır
 

Hava Durumu

Lütfen yukarıdaki seçim kutusundan bir il seçiniz.

Döviz Kuru

02.09.2010 21:42:24
IMKB_10060.8650,30
USD1,5120-0,26
EURO1,9380-0,21
ALTIN60,68-0,04
EUROBOND1690,04
DostCafem.Com  Anasayfa  »  Haberler » Güncel
 

Detayları Gör

Minare Yasak


İsviçre, bir yandan Müslümanlara helal gıda ürünleri satan şirketler sayesinde büyük paralar kazanırken, bir yandan camilere minare inşa edilmeisni yasaklıyor. Bu çelişkinin en belirgin olduğu yerlerden biri minicik bir kasaba.


İsviçre’de Kasim ayinda yapilan referandumda halkin yüzde 57’si ülkedeki camilerin tepelerine minare inşa edilmesinin yasaklanmasina karar verdi. Ülkede halihazirda toplam dört tane minare var, bunlardan bir tanesi de Wangen kasabasindaki Türk kültür derneğinin çatisinda bulunuyor.              

Dünya gida devlerinden Nestle’nin en büyük fabrikalarindan biri de Wangen’de. Müslüman müşterilere satilan ürünlerin üretildiği bu fabrikanin büyük yararini gören kasabanin sakinlerinin yüzde 61’i referandumda “minare istemiyoruz” cevabini vermiş.

New York Times’da yer alan bir haberde görüşlerine yer verilen Nestle çalişani Bertram Decker da minare istemeyenlerden biri. Nestle’de geçen yil üretilen 100 milyon paketlik bisküvinin şimdilik yüzde 3’ü helal ürünler olsa da Decker, “Bu alanda üretim artiyor” dedi.

Nestle fabrikasinin girişindeki duvarda asili Paris Büyük Camii’nden alinmiş sertifika, fabrikanin ürünlerinin alkol ya da domuz gibi İslami açidan tüketilmesi uygun görülmeyen malzemeler içermediğini garantiliyor. “Orijinal sertifika iki yillikti” diyen Decker, sertifikanin süresinin kisa bir süre önce 2012’ye uzatildiğini belirtti.

İSVİÇRE HELAL ÜRÜN ZENGİNİ

İslam dünyasinda insanlarin gelirleri arttikça ve Müslümanlarin Avrupa ve ABD’ye göçü arttikça Wangen kasabasinda üretilen kahve, firin ürünleri, misir gevreği ve bebek mamasi gibi helallik ürünlerle Nestle küresel pazarda özel bir pazar oluşturma şansi elde etti. Helal ürünler bugün Nestle’nin küresel satişlarinin içinde 5 milyar dolarlik bir paya sahip.

Ancak İsviçre, Müslümanlara yönelik gida ürünü satişlarindan büyük fayda sağlamasina rağmen, halk arasinda minarelerin inşa edilmesine yönelik yasağa verilen destek gün geçtikçe büyüyor.

Wangen bu çelişkinin en belirgin olduğu yerlerden biri. 2006 yilinda, Türk derneği binalarinin tepesine minare inşa etme karari aldiğinda yerel halk şehrin inşaat yönetmeliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle dava açmişti.

REFERANDUMU TETİKLEYEN KARAR

Yüksek Mahkeme’ye giden davada, mahkeme Türk derneği lehinde karar almişti. Ancak mahkemenin kararinin sebebi minarelerin din özgürlüğü kapsaminda koruma altinda olmasi değil, inşaat yönetmeliğini ihlal etmemesiydi.

Bu gelişmenin ardindan muhafazakâr partilerin harekete geçti. Özellikle İsviçre Halk Partisi’nden sağci politikaci Christoph Blocher’in gelecekte inşa edilecek minarelerle ilgili olarak için referandum yapilmasini talep etti.

Ancak Wangen sakinleri oylamanin bir tahammülsüzlük işareti olmadiğini söylüyor. Bölge mahkemesi yargiçlarindan Beat Frey kendisi minarelere destek oyu verse de muhaliflerin neden muhalif olduklarini şöyle açikladi: “Oylamanin pek çok sebebi vardi ve aramizdaki Müslümanlar bu sebeplerin en önemlisi değildi. Evet, insanlar siyasi İslam’dan korkuyorlardi ancak Bern’deki federal hükümete de yerel konulara karişilmamasi gerektiği mesaji vermeye çalişiyorlardi.”

Wangen’in 4950 kişilik nüfusunun yüzde 18’inin yabanci. Bu yabancilarin da büyük bir çoğunluğunu civardan gelen Alman asilli İsviçreliler oluşturuyor.

Türk kültür derneğinde çalişan Mustafa Karahan, sorunun insanlarin Müslümanlari tanimiyor olmasindan kaynaklandiğini belirtti. Karahan, “Eğer bizi taniyor olsalardi referanduma gitme gereği duymazlardi” dedi.

Karahan, 2006’da inşa etmek istedikleri minare için bir açik toplanti düzenlediklerini, 500 kişinin katildiği toplantida Protestan bir papazin konuşma yaptiğini ve devlet yetkililerinin geldiğini ifade etti.

Ancak minareler üzerinde yaşanan tartişmalar tepkiye neden olmuş. Oylama günü yaklaştikça kulübün camlarina taş firlatilmiş ve kapisina domuz ürünleri asilmiş. Dernek üyelerinin yakinlardaki demiryolunu park yeri olarak kullanmalarina demiryolu yetkilileri tarafindan kisitlamalar getirilmiş.

POLİTİK OYUNA GETİRİLDİK

Karahan, “Bizimle özellikle minarelere yönelik, oy kazanma amaçli politik bir oyun oynadilar. Bu şekilde İsviçre’nin imajini lekelediler” dedi. Ezacilik şirketinde çalişan İsviçre doğumlu bir Türk Mustafa Bekçi ise, derneklerinin sadece Türklere değil, her milletten insana açik olduğunu belirtti.

Nestle fabrikasinin duvarlarindaki yazilar Arnavutça, Sirpça, İtalyanca ve Türkçe gibi birçok dilde hazirlanmiş. Fabrikayi geçen yil Nestle satin alana kadar yöneten Wangenli Walter Leisi, 1990’larda yaşanan Yugoslav savaşinda azinlik nüfus arasinda sorun çikmasindan korktuğunu, ancak bunun hiç yaşanmadiğini söyledi.

Fabrikanin ürettiği birçok helal ürün Avrupa’da Müslüman nüfusun en yaygin olduğu ülke olan Fransa’ya gönderiliyor. Artan talebi karşilamak için fabrika 8 saatlik üç vardiyayla çalişiyor.

Müslümanlara gida satarken, diğer yandan minarelere direniş gösteren bir kasabada yaşayan Leisi bu ikilemi şöyle açikliyor: “Sorun her iki tarafta da radikallerin olmasi. Bir başka sorun da tabii ki şu köşedeki küçük minare.”

Hurriyet

Bookmark and Share







Iletisim
Dostcafem Script
Radyo